Başkan Trump, ilk döneminde başlattığı DSÖ’den ayrılma girişimini, ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı kararnameyle kesinleştirmişti. ABD yasalarına göre, örgütten ayrılmak için bir yıl önceden bildirimde bulunulması ve tüm ödenmemiş borçların kapatılması gerekiyor. Şu an itibarıyla ABD’nin DSÖ’ye yaklaşık 260 milyon dolar borcu bulunuyor.
Hukuk uzmanları, ABD’nin bu ödemeyi yapmasının pek olası görünmediğini ve DSÖ’nün bu parayı tahsil etmek için elinde sınırlı yasal araç olduğunu belirtiyor. “Söz verdik ve sözümüzü tuttuk” HHS tarafından yapılan açıklamada, DSÖ’ye yönelik tüm ABD hükümet fonlarının kesildiği ve örgüt bünyesinde görev yapan tüm personel ile yüklenicilerin geri çağrıldığı ifade edildi. ABD’nin DSÖ sponsorluğundaki komiteler, liderlik organları ve teknik çalışma gruplarındaki resmi katılımı da sona erdi.
Üst düzey bir yönetim yetkilisi yaptığı açıklamada, “Verdiğimiz değeri, parayı ve personeli geri alamıyorduk. Söz verdik ve sözümüzü tuttuk” diyerek, DSÖ’nün Amerikan halkının çıkarlarına aykırı hareket ettiğini savundu.
Trump yönetimi, DSÖ’den ayrılma kararını pandeminin başında küresel acil durum ilan etmekte geç kaldığı, Çin’in verileri gizlediği ve DSÖ’nün şeffaflık konularında reform yapmadığı iddialarına dayandırıyor. ABD yönetimi, ulusal sağlık politikalarının “sorumsuz yabancı bürokratlar” tarafından kısıtlanmasını istemediğini belirtiyor.
ABD, DSÖ’den ayrılmasına rağmen küresel sağlık alanında liderliğini sürdüreceği ve ikili anlaşmalarla iş birliklerini arttıracağı belirtiliyor. Uzmanlar ise bu kararı “felaket” olarak nitelendirerek, ABD’yi yeni biyolojik tehditlere karşı korumasız bırakabileceğini savunuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]