Kamu idaresinin güvenilirliğini ve tarafsızlığını korumak amacıyla Türk Ceza Kanunu’nda çeşitli suç tipleri düzenlenmiştir. Bunlardan biri olan rüşvet suçu, kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması karşılığında hukuka aykırı menfaat sağlanmasıyla ortaya çıkmaktadır. Rüşvet, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçları, kamu idaresinin işleyişiyle bağlantılı olmalarına rağmen farklı unsurlara ve yaptırımlara sahiptir.
Rüşvet suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir kamu görevlisine, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için doğrudan ya da aracılar vasıtasıyla menfaat sağlanması, kanunda belirtilen şartlarda rüşvet suçunu oluşturur.
Rüşvet suçunda menfaatin mutlaka para olması gerekmez. Ekonomik değeri bulunan başka yararlar da somut olayın özelliklerine göre rüşvet kapsamında değerlendirilebilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesine göre rüşvet alan kamu görevlisi, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Rüşvet veren kişi hakkında da aynı ceza aralığı uygulanmaktadır. Rüşvet suçuna ilişkin diğer önemli düzenlemeler şunlardır:
Rüşvet suçunda cezanın belirlenmesi, fiilin gerçekleşme biçimine ve ilgili kişinin hukuki konumuna göre değişmektedir.
Zimmet suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde düzenlenen ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesiyle oluşan suçtur.
Zimmet suçunun temel şekli için 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Suçun açığa çıkmasını önlemeye yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza artırılmaktadır. Malın geçici süreyle kullanılıp iade edilmek üzere alınması durumunda ise kanunda belirtilen şartlarla daha düşük ceza uygulanması mümkündür.
Görevi kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan durumlarda kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi veya görevini ihmal etmesi nedeniyle belirli hukuki sonuçların ortaya çıkmasıyla oluşabilir.
Görevin gereklerine aykırı hareket edilerek kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olunması hâlinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Görevin gereklerinin yapılmasında ihmal veya gecikme gösterilmesi sonucunda aynı hukuki neticelerin ortaya çıkması durumunda ise 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir.
Bu üç suçun birbirinden ayrılması, soruşturma ve yargılama süreçlerinde büyük önem taşımaktadır.
Rüşvet suçunda kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı bir iş karşılığında menfaat sağlanması söz konusudur. Zimmet suçunda ise kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine bırakılan malı hukuka aykırı biçimde kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi esas alınır.
Görevi kötüye kullanma suçu ise kanunda ayrıca suç olarak düzenlenmeyen ve TCK 257’de belirtilen şartları taşıyan görev ihlallerini kapsamaktadır.
Bu nedenle her kamu görevlisi usulsüzlüğünün doğrudan rüşvet veya zimmet suçu oluşturduğu söylenemez.
Türk Ceza Kanunu’nun 254. maddesinde rüşvet suçuna ilişkin özel etkin pişmanlık hükümleri bulunmaktadır.
Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara teslim etmesi veya ilgili koşulları yerine getirmesi durumunda cezaya hükmolunmaması mümkün olabilir.
Benzer şekilde, rüşvet veren kişinin de kanunda belirtilen şartlarla etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması söz konusu olabilir. Ancak bu hükümler her olayda kendiliğinden uygulanmaz.
Rüşvet, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarına ilişkin soruşturmalarda kamu görevlisinin yetkileri, görevin kapsamı, elde edilen menfaat ve delillerin hukuki niteliği dikkatle incelenmelidir.
Temizer Hukuk Bürosu, kamu idaresine karşı işlenen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. İstanbul merkezli büromuz, rüşvet suçu, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarına ilişkin dosyalarda savunma hakkının etkin kullanılmasını ve müvekkillerinin yasal haklarının korunmasını hedeflemektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]