Geçtiğimiz hafta ABD’de Federal Rezerv, politika faizini beklenen şekilde 25 baz puan indirerek yüzde 4,25-4,50 aralığına çekti. Bu indirim, Fed’in 2025 yılında toplamda 50 baz puan olmak üzere 2 faiz indirimi yapabileceğini öngördüğü bir sürecin parçasıydı. Fed Başkanı Jerome Powell, faiz indirimlerinin daha temkinli bir şekilde değerlendirileceğini ve para politikasının daha az kısıtlayıcı hale geldiğini belirtti.
ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte tahminlerin üzerinde yüzde 3,1 büyüme kaydederken, kişisel tüketim harcamaları ve enflasyon verileri beklentilerin altında kaldı. Bu durum, Fed’in faiz indirim döngüsünün gelecek yıl yavaşlayabileceği beklentilerini güçlendirdi. Sonuç olarak, piyasalarda oynaklık arttı ve altın fiyatları düşüş yaşadı. ABD’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi yükselirken, dolar endeksi ise yüksek seviyelerde seyretti.
Avrupa’da ise İngiltere Merkez Bankası politika faizini sabit tutarken, İsveç ve Norveç Merkez Bankaları faiz indirimi kararları aldı. Avrupa genelinde enflasyonun hedeflerin üzerinde seyretmesi, ECB’nin gelecek yıl izleyeceği politikalar üzerinde belirleyici olabilir. Avrupa borsalarında negatif bir seyir yaşanırken, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya’daki endeksler değer kaybetti.
Asya’da ABD’deki satış baskısının etkisiyle borsalar geriledi. Japonya Merkez Bankası politika faizini sabit tutarken, Japonya’da enflasyon verileri faiz artırım beklentilerini güçlendirdi. Çin Merkez Bankası ise kredi faiz oranlarını sabit bıraktı. Asya borsalarında gerilemeler görülürken, Japonya, Güney Kore, Hong Kong ve Çin endeksleri negatif bir hafta geçirdi.
Bu gelişmeler ışığında, piyasalar önümüzdeki hafta ABD’de ve dünya genelinde açıklanacak verileri, Merkez Bankalarının politika kararlarını ve küresel ekonomik gelişmeleri yakından takip edecek. Yatırımcılar, faiz kararları ve enflasyon verileri gibi faktörlerin piyasalardaki etkilerini değerlendirerek, stratejilerini güncelleyecekler.
Reklam & İşbirliği: [email protected]