Toplumun genel ahlak anlayışını ve kamu düzenini korumaya yönelik suç tipleri, ceza hukukunda özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda hayasızca hareket cezası, özellikle kamuya açık alanlarda sergilenen bazı davranışlar nedeniyle sıkça gündeme gelmektedir. Uygulamada bu suç, çoğu zaman yanlış anlaşılmakta veya farklı suç tipleriyle karıştırılmaktadır.
Hayasızca hareket suçu; kişinin, genel ahlak kurallarını açıkça ihlal eden ve toplumun huzurunu bozan davranışlar sergilemesi hâlinde oluşur. Bu fiiller genellikle:
şeklinde ortaya çıkabilir.
Suçun oluşması için davranışın aleni olması ve başkaları tarafından görülme ihtimalinin bulunması gerekir.
Hayasızca hareket suçu, Türk Ceza Kanunu’nda genel ahlaka karşı suçlar kapsamında düzenlenmiştir. Kanun koyucu, toplum düzenini bozabilecek bu tür fiillere karşı yaptırım öngörmüştür.
Ceza belirlenirken özellikle:
dikkate alınır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, hayasızca hareket suçunun cinsel taciz veya cinsel saldırı ile karıştırılmasıdır. Oysa:
Bu ayrım, suç vasfının doğru belirlenmesi ve uygulanacak cezanın tespiti açısından büyük önem taşır.
Mahkemeler, bu suç kapsamında açılan davalarda özellikle şu unsurları değerlendirir:
Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek suçun oluşup oluşmadığına karar verilir.
Hayasızca hareket suçunun yanlış şekilde daha ağır bir cinsel suç kapsamında değerlendirilmesi, sanık açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Aynı şekilde, suçun hafife alınması da kamu düzeni bakımından sakıncalı sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle her olayın kendi koşulları içinde ve hukuki çerçevede ele alınması gerekir.
Bu tür dosyalarda savunma stratejisi genellikle;
üzerinden şekillenir.
Doğru kurgulanmış bir savunma, dosyanın seyrini doğrudan etkileyebilir.
Hayasızca hareket suçunun unsurları, ceza miktarları, Yargıtay uygulaması ve savunma yöntemleri hakkında daha kapsamlı bilgi için hayasızca hareket cezası başlıklı yazıya göz atılması faydalı olacaktır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]