YAŞAM
Giriş Tarihi : 29-08-2022 10:36   Güncelleme : 29-08-2022 10:36

Tek bir yeme atağında, 3 ile 5 bin arası kalori alınıyor

Yemek yemek, yalnızca fiziksel açlığı gidermek için ihtiyaç duyulan bir eylemden öte, kimi zaman duygusal zorluklardan kaçmak adına sığınılan bir liman da olabiliyor. Yeme eylemi, özellikle duygularını sağlıklı yönetmekte güçlük çeken kişiler için, fiziksel bir ihtiyaç olmaktan çıkıp kaçış alanı haline gelebiliyor.

Tek bir yeme atağında, 3 ile 5 bin arası   kalori alınıyor

Günümüzün en yaygın görülen problemlerinden biri tıkanırcasına yeme bozukluğunu “Fiziksel olarak açlık hissedilmemesine rağmen, kontrolsüzce yemek ve ardından pişmanlık hissetmek” olarak tanımlayan Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, tıkanırcasına yeme bozukluğu konusunda açıklamalarda bulundu.

 

29.08.2022, Istanbul 

 

Sonu gelmeyen açlık hissinin altında, gizlenmiş bir yeme bozukluğu problemi olabileceğinin altını çizen Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, her yaş grubunda görülmesi mümkün tıkanırcasına yeme bozukluğunu şöyle tanımlanıyor: “Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kişinin rutininde yediği yiyecek miktarının çok daha fazlasını kısa bir zaman dilimi içinde kontrolden çıkmışlık hissi ile tüketmesi, sonrasında da suçluluk ve pişmanlık hissetmesidir. Kişi, kendini iradesiz olarak etiketleyip depresif hisseder; ancak bu bir yeme bozukluğudur ve psikolojik kökenlidir.”

 

Tek yeme atağında 3-5 bin kalori alınıyor

Günün her saatinde gerçekleşme ihtimali olsa da, yeme ataklarının daha çok akşamları tetiklendiğini belirten Bayraktar, özellikle evde yalnızken, herkesten gizli gerçekleşen tek bir yeme atağı sonucunda, ortalama 3-5 bin kalori alındığını söylüyor. 

 

Sıkı diyetler ve depresyon, ani yeme ataklarını tetkliyor

Çok sıkı diyetlerin yeme ataklarını tetikleyebileceğini söyleyen Bayraktar, “Can sıkıntısı, üzüntü, gerginlik gibi zorlayıcı duyguların yanı sıra, ani hayat değişimleri, iş stresi, performans kaygısı, ilişkilerde sınır koymakta zorlananma, her şeye “evet” demek zorunda hissetme ve gereğinden fazla sorumluluk alma, kişilerde tıkınırcasına yeme bozukluğu riskini arttırır” açıklamasında bulundu. 

 

Mutlaka destek alınmalı

Yeme bozukluğu belirtileri her ne kadar birbirine benzese de, her kişide farklılık gösterdiğini söyleyen Bayraktar, yeme bozukluğu şikayeti ile gelen kişinin türü ne olursa olsun, mutlaka bir hekim tarafından görülmesi ve sağlık kontrollerinin yapılması gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeme bozukluğu tedavisi, bu alanda uzmanlaşmış bir psikoterapist ve diğer alanlarda çalışan uzmanlarla iş birliği içinde yürütülmeli. Ben, danışanlarımla çalışırken süreci mutlaka bir dahiliye veya endokrinoloji uzmanı ile yürütüp gerektiği noktalarda da, bir psikiyatristin sürece dahil olması konusunda özen gösteriyorum. Yine, kişinin genel tablosu ve ihtiyaçları doğrultusunda, beslenme uzmanları ile de iş birliği içinde oluyorum.”

 

Feyza Bayraktar hakkında:

 

1980, Adapazarı doğumlu Feyza Bayraktar, Koç Özel Lisesi’nden mezun olduktan sonra, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nde tamamladı. New York Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji Bölümü’nde yüksek lisans çalışması yapan Bayraktar, aynı zamanda Kadın Ruh Sağlığı ve Yeme Bozuklukları alanlarında araştırma görevlisi olarak çalıştı. New Orleans’da meydana gelen kasırga üzerine, bölgede yaşayan kişilere psikolojik destek veren başarılı isim, özellikle kadın ruh sağlığı ve yeme bozuklukları alanında birçok klinikte psikolojik danışmanlık hizmeti verdi. Princeton Üniversitesi Sağlık Merkezi’nin klinik eğitim programına kabul edilip doktora eğitimine başlamadan, bu klinik eğitimi almaya hak kazanan ilk kişi oldu ve hemen ardından doktora çalışması için kognisyon, algı, özellikle de beden algısı konuları üzerine yoğunlaştı.

 

Kognitif ve davranış terapileri ile ilgilenen ve bu alanda birçok uluslararası eğitime katılan Bayraktar, yeme bozuklukları alanındaki çalışmalarıyla tanınan, alandaki en saygın isimlerden Prof. Dr. Christopher Fairburn’un referansı ile Oxford Üniversitesi Psikiyatri Bölümü tarafından verilen bireye özel biçimlendirilmiş, bilişsel davranışçı terapi eğitimini almaya hak kazandı ve dünyada, bu eğitimi alan ilk uzmanlardan biri oldu. ABD’de, Walden Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programını da duygu yönetme becerileri ve yeme bozuklukları üzerine yazdığı tez ile tamamlayan Bayraktar, ABD’de Yale Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’nde yeme bozuklukları ve obezite psikolojisi alanında lider olarak tanımlanan bilim insanları ile çalıştı. Böylece, ismi yeme bozuklukları ve obezite psikolojisi alanında uluslararası eğitimciler listesindeki yerini aldı. 

 

International Association of Eating Disorders Professionals Foundation tarafından belirlenen Yeme Bozuklukları Uzmanlığı Sertifikasyon kriterlerini karşılayarak yeme bozuklukları uzmanı (Certified Eating Disorders Specialist-CEDS) unvanını alan Bayraktar, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Ayrıca, sağlıklı yaşamın içselleştirilmesi ve sürdürülebilmesi, kadının iş hayatındaki varlığının korunması ve yükselişinin devam ettirilebilmesi, stres yönetimi ve psikolojik sağlamlık gibi konular başta olmak üzere, birçok farklı alanda eğitim ve seminerler düzenlemektedir.

 

 

Yayın ve basın organlarında zaman zaman yer alan Feyza Bayraktar, 2014-2015 yayın döneminde, 24TV’de, psikolojik problemleri ele alan “Ne Yapmalı?” adlı bir program yapmıştır. Aynı zamanda, 2011- 2016 yılları arasında faaliyet gösteren Yeme Bozuklukları Destek Derneği’nin kurucusu olup bu süre içinde derneğin başkanlığını yapmıştır. 1994 yılında, 14 yaşındayken yayınlanan; “Karanlıkta Doğan Güneş” adlı bir romanı ve 2011 senesinde Doğan Kitap aracılığıyla yayınlanan “Yemek ya da Yememek” adlı bir kitabı vardır.