Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında kurulması planlanan elektrik iletim projesi için görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. Bu koridor, Suudi Arabistan elektriğinin Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşmasını hedefliyor.
Bayraktar, haziranda yaptığı açıklamada bölgesel enerji iş birliklerinin gelecekteki krizlere karşı çözüm oluşturacağını belirtmişti. 6 Ağustos’ta ise Suudi Arabistan ile yürütülen elektrik iletim projesindeki son durumu aktardı. Projenin, enerji ihtiyacı yüksek olan Lübnan’ı da ilerleyen dönemde kapsayabileceği ifade edildi.
Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye uzanacak elektrik koridoru, Türkiye’nin enerji alanındaki bağlantısallık vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Türkiye, doğal gaz depolama, LNG altyapısı ve elektrik enterkonneksiyonları ile bölgesel enerji ticaretindeki rolünü artırmayı amaçlıyor. Bu proje, Körfez ile Doğu Akdeniz ve Türkiye arasında yeni bir elektrik ticaret koridoru yaratma potansiyeli taşıyor.
Suriye ile enerji altyapısındaki iş birliği, bu koridorun temelini oluşturuyor. Türkiye, son iki yılda Suriye’nin kuzeyindeki bölgelere elektrik sağlama ve enerji altyapısını yeniden inşa etme adımlarını hızlandırdı. 2017’den bu yana Suriye’ye elektrik ihracatı yapılıyor ve bu ihracatın yeni iletim hatlarıyla artırılması hedefleniyor.
Yaklaşık 500 megavat kapasiteli Birecik-Halep elektrik iletim hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. Ayrıca, Türkiye Azerbaycan’dan gelen doğal gazı Kilis üzerinden Suriye’ye ulaştırarak Halep’teki santralde elektrik üretmeyi planlıyor. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin Suriye ile petrol, doğal gaz, elektrik ve madencilik alanlarında ortak projeler yürüttüğünü ve enerjiyi bölgesel kalkınma aracı olarak gördüklerini belirtti.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Türkiye’nin enerji kaynakları açısından stratejik bir konumda bulunduğunu ancak fosil yakıtlarda dışa bağımlı olduğunu vurguladı. Alparslan, Türkiye’nin ‘merkez ülke’ olmaktan çok, üretici ve tüketici pazarlarını bağlayan bir ‘transit ülke’ olma potansiyelinin daha öne çıktığını belirtti.
Türkiye’nin elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payının yüksek olduğunu belirten Alparslan, ülkenin yenilenebilir enerjide bölgesel bir merkez olma hedefini bu durumun güçlendirdiğini söyledi. Elektrik sistemlerini birbirine bağlayan enterkonneksiyonların bu hedefe ulaşmada önemli rol oynayabileceğini ekledi.
Alparslan, bu tür bağlantıların bölgesel elektrik ticaretini geliştireceğini ve Türkiye’nin temiz enerji yatırımları için uluslararası finansman erişimini kolaylaştıracağını ifade etti. Özellikle doğu-batı yönündeki enterkonneksiyonların, güneşin doğuş ve batış saatlerindeki farklılıklardan yararlanarak güneş enerjisinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca, bu bağlantıların üretim fazlasının ihraç edilmesine ve gelir elde edilmesine olanak tanıyacağını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin gelecekteki enterkonneksiyon potansiyelinin Orta Doğu ile sınırlı kalmayacağını belirten Alparslan, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan anakarası ve oradan Orta Asya’ya uzanacak yeni bağlantıların Türkiye’yi Avrupa ile Orta Asya arasında geniş bir elektrik sisteminin önemli bir kavşak noktası haline getirebileceğini kaydetti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]