İran, yüksek hızda hareket eden ve uçuş sırasında manevra yapabilen yeni nesil füzelerle Ürdün’deki Muvaffak el-Salti Hava Üssü’nü hedef aldı. Amerikan hava savunma sistemlerini aşan saldırıda iki ABD askeri hayatını kaybederken, bir asker kayboldu ve dört asker yaralandı. Bu olay, son ateşkesin ardından Amerikan ordusunun verdiği ilk can kaybı olarak kayıtlara geçti.
The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran’ın kullandığı yeni nesil füzelerin en kritik özelliği sadece yüksek hızları değil. Bu füzeler, uçuş sırasında yön ve rota değiştirme kabiliyetine sahip. Bu manevra yeteneği, savunma sistemlerinin önleme hesaplamalarını etkisiz hale getirebiliyor.
ABD’li yetkililer, İran’ın çatışmalar süresince Amerikan savunma düzenini gözlemlediğini belirtiyor. Tahran’ın geliştirdiği yeni saldırı yöntemleri ile sistemdeki açıkları kullanmaya başladığı değerlendiriliyor. Son saldırıda füzelerin üs bölgesine ulaşması ve uçaklara zarar vermesi, İran’ın hedefleme kabiliyetindeki artışı gösterdi.
İran’ın kısa sürede ulaştığı isabet ve manevra kabiliyeti, Washington’da soru işaretlerine neden oldu. ABD’li yetkililer, bu teknolojik ilerlemenin arkasında Çin veya Rusya’dan sağlanan hedefleme ve istihbarat desteği olabileceğini değerlendiriyor. Ancak Pekin veya Moskova’nın son saldırıya doğrudan destek verdiğini gösteren somut bir kanıt kamuoyuyla henüz paylaşılmadı.
Ürdün’deki saldırı, son ateşkes döneminden sonra İran kaynaklı bir saldırıda Amerikan ordusunun ilk can kaybını oluşturdu. ABD yönetimi, saldırının ardından İran’a yönelik yeni operasyonlar başlattı. Bu durum, bölgede daha geniş çaplı bir çatışma yaşanabileceği endişelerini artırdı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]