Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2027-2029 Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması’nda yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ABD’nin bağımsızlık günü kutlamalarına katıldığını belirten Şimşek, ABD ile yakın işbirliği ve bilgi paylaşımı içinde olduklarını vurguladı.
Şimşek, Türkiye’nin finansal sisteminin bütünlüğünü koruma ve uluslararası finansal sisteme katkı sağlama önceliğini belirtti. Türkiye’nin terörün finansmanı, kara para aklama ve yaptırım ihlalleriyle kararlı bir şekilde mücadele ettiğini söyledi. Finansal sistemin şeffaflığını ve bütünlüğünü güçlendirmek adına büyük yatırımlar yapıldığını ve ulusal mevzuata tam uyumun sağlandığını ekledi.
Bakan Şimşek, ABD yaptırımları bağlamında İran’dan yapılan doğal gaz ithalatına ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’a doğrudan ödeme yapılmadığını, paranın sıkı denetlenen bir hesapta tutulduğunu ve yalnızca gıda, ilaç gibi izin verilen kalemler için kullanıldığını belirtti. Bu ödeme mekanizmasının yerleşik ve iyi işleyen bir çerçeveye sahip olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tedarik zincirlerini çeşitlendirdiğini ve İran’ın doğal gaz ithalatındaki payının küçük olduğunu söyledi. Alternatif kaynaklara ve depolama kapasitesine yapılan yatırımların önemine dikkat çeken Şimşek, ABD’nin önde gelen LNG tedarikçilerinden biri olduğunu ve müttefiklerle işbirliği içinde bu tür konuların yönetilebileceğine inandığını dile getirdi.
Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantısı nedeniyle Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın katılamadığı buluşmada Şimşek, kur rejimiyle ilgili spekülasyonların dayanaksız olduğunu söyledi. Serbest dalgalı kur rejimine dönmenin arzu edildiğini ancak bunun için düşük enflasyon, stabil enflasyon beklentileri ve çift yönlü döviz piyasası hareketleri gibi belirli koşulların oluşması gerektiğini belirtti. Mevcut durumda piyasanın Türk varlıklarına gösterdiği aşırı ilgi nedeniyle hareketin tek yönlü olabildiğini ifade etti.
Şimşek, günlük döviz kuru politikasının Merkez Bankası tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak, Orta Vadeli Program’ın (OVP) hazırlanmasında nötr reel döviz kuru varsayımıyla hareket edildiğini ve döviz kuru üzerine bahis yapan bir kurum olmadıklarını vurguladı. Fiyat istikrarına olan bağlılığın tam olduğunu ve çok güçlü şekilde sürdüğünü belirtti. Enflasyon tahminlerinin para politikasını gevşetmek amacıyla yukarı yönlü revize edildiği iddialarını reddetti.
Küresel enerji, tarım ve emtia fiyatlarındaki artışların arz şoklarından kaynaklandığını ve programın bu zorlu koşulları yansıttığını söyledi. Enflasyonun önemli bir kısmının geçmişe dayalı olduğunu ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde enflasyon ataletinin yaklaşık yüzde 40 pay tuttuğunu belirtti. Hedef ve tahminlerin siyasi saiklerle değil, sahadaki gerçekliklerle belirlendiğini vurguladı.
Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarına değinen Şimşek, 104 milyar dolarlık kaynak aktarıldığını ve 621 bin konutun teslim edildiğini veya edilmek üzere olduğunu söyledi. Deprem bölgesindeki kira enflasyonunun ülke geneline göre daha düşük seviyede seyretmesinin arz yönlü adımların somut sonuç verdiğini gösterdiğini belirtti. 500 bin yeni sosyal konut projesiyle birlikte toplam 750 bin sosyal konutun inşa edileceğini ve amacın konut ve kira baskısını hafifletmek olduğunu ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]