İzmir’de her yıl 1 ile 1,5 santimetre arasında zemin çökmesi yaşanıyor. Bu durum, deniz seviyesindeki yükselişin ortalamanın üzerine çıkmasına neden oluyor. Alsancak Kordon gibi sahil şeridindeki bölgelerin ileriki yıllarda sular altında kalma riski gündeme geliyor.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in en büyük sorununun kentin çökme problemi olduğunu belirtiyor. Yaşar, İzmir’de deniz seviyesinin yılda 2,5 ile 3 milimetre arasında yükseldiğini ancak İzmir’in çökmesi nedeniyle bu rakamın 1,5 santimetreye kadar düştüğünü belirtiyor.
Prof. Dr. Yaşar, binaların yapımında kot yükseltilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, şehir yönetimlerinin yer bilimcilerle çalışarak detaylı çökme analizleri yapması gerektiğini ifade ediyor. Yaşar’a göre, deniz seviyesindeki artış ve zemin çökmesi bir araya geldiğinde İzmir’in geleceği riske girebilir.
Alsancak gibi bölgelerdeki yağışlarda suyun içeri girdiğini belirten Prof. Dr. Yaşar, bu durumun bir uyarı olduğunu ve önlem alınmazsa daha fazla suyun içeri girebileceğini söylüyor. Uzun vadede çökmenin devam etmesi durumunda, deniz suyunun kente ulaşabileceği uyarısını yapıyor.
Kentteki çökmenin önüne geçmek için set çekmenin veya duvar yapmanın yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Yaşar, kot yükseltmenin maliyetli olabileceğini ancak alternatif olabileceğini dile getiriyor. Ayrıca, alanın yavaş yavaş terk edilmesi ve boşaltılması gerektiğini savunuyor.
İzmir’deki zemin çökmesi ve deniz seviyesindeki yükseliş, kenti tehdit etmeye devam ediyor. Kent yönetiminin uzmanlarla iş birliği içinde hareket ederek önleyici adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, Alsancak gibi önemli bölgelerde su altında kalma riski artabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]